Herkesin keyfi zaman zaman yükselir, zaman zaman düşer. Bipolar bozuklukta ise bu dalgalanmalar olağan sınırların çok ötesine geçer: Kişi bir dönem neredeyse hiç uyumadan, tükenmez bir enerjiyle sayısız plan yapar, hızlı konuşur, riskli kararlar alır; başka bir dönem yataktan çıkamayacak kadar çöker. Bu dönemlerin arasında haftalarca, aylarca hatta yıllarca süren sağlıklı aralıklar olabilir. Bipolar bozukluk ömür boyu dikkat isteyen bir hastalıktır, ancak tedavi edilebilir; düzenli izlemle dönemler seyrekleşir ve hafifler.
Duygudurumun iki ucu
Mani dönemi en az bir hafta süren, belirgin biçimde yükselmiş ya da öfkeli bir duygudurumla başlar. Uyku ihtiyacı azalır; kişi birkaç saat uyuyup dinlenmiş hisseder. Düşünceler hızlanır, konuşma susturulamaz hâle gelir, kişi kendini olağanüstü yetenekli ve güçlü hisseder. Ölçüsüz harcamalar, plansız yolculuklar, riskli iş kararları ve dürtüsel ilişkiler görülebilir. Ağır manide gerçeklikle bağın koptuğu düşünceler ortaya çıkabilir ve hastane tedavisi gerekebilir.
Hipomani maninin daha hafif biçimidir. Kişi çok üretken, neşeli ve sosyal görünür; çevresi bunu çoğu zaman bir sorun olarak fark etmez. Ancak hipomaninin ardından sıklıkla bir depresyon dönemi gelir.
Depresyon dönemi ise çökkünlük, ilgi kaybı, yorgunluk, aşırı uyuma, değersizlik düşünceleri ve bazen ölüm düşünceleriyle seyreder. Bipolar bozukluğu olan pek çok kişi hayatının daha uzun bölümünü depresif dönemlerde geçirir.
Bipolar I ve bipolar II
Bipolar I bozuklukta en az bir mani dönemi yaşanmıştır. Bipolar II bozuklukta ise tam bir mani görülmez; hipomani dönemleri ile belirgin depresyon dönemleri birbirini izler. Bipolar II sıklıkla yalnızca depresyon tanısı alır, çünkü kişi hipomani dönemlerini bir sorun olarak anlatmaz. Bu ayrım önemlidir: Bipolar bozuklukta tek başına antidepresan kullanmak bazı kişilerde maniyi tetikleyebilir.

Tanı nasıl konur?
Bipolar bozukluğun tanısı bir kan testiyle ya da görüntülemeyle konmaz; ayrıntılı bir öyküye dayanır. Muayenede yalnızca bugünkü belirtiler değil, geçmişte yaşanan dönemler de sorgulanır: Hiç az uyuyup çok enerjik olduğunuz, çevrenizin "değiştin" dediği haftalar oldu mu? Ailede bipolar bozukluk ya da intihar öyküsü var mı? Bu noktada bir yakının gözlemleri çok değerlidir. Tiroit işlevleri, madde kullanımı ve bazı nörolojik durumlar benzer tablolara yol açabildiği için gerekli tetkikler istenir.
Tedavinin temelleri
Bipolar bozukluk tedavisinin omurgasını duygudurum dengeleyici ilaçlar oluşturur. Bunlar hem atak dönemlerini tedavi etmek hem de yeni dönemleri önlemek için kullanılır. Bazı ilaçlarda kan düzeyinin, böbrek ve tiroit işlevlerinin düzenli aralıklarla ölçülmesi gerekir. Mani ve depresyon dönemlerinde bunlara ek ilaçlar eklenebilir. İlaç tedavisi çoğu zaman uzun süreli planlanır; kendini iyi hissettiği bir dönemde ilacı bırakan kişilerde yeni bir dönemin başlama riski belirgin biçimde artar. Bu nedenle tedavide yapılacak her değişiklik hekimle birlikte, kademeli olarak yapılmalıdır.
Psikoeğitim ve psikoterapi
Hastalığı tanımak, tedavinin en güçlü parçalarından biridir. Psikoeğitimde kişi ve ailesi hastalığın seyrini, ilaçların nasıl etki ettiğini ve kendi erken uyarı işaretlerini öğrenir. Bilişsel davranışçı terapi, aile odaklı terapi ve günlük ritimlerin düzenlenmesine odaklanan terapiler, ilaç tedavisiyle birlikte kullanıldığında yeni dönemleri azaltır.
Erken uyarı işaretleri
Her kişinin dönem başlangıcında kendine özgü işaretleri vardır. Birkaç gece üst üste az uyuyup yorgun hissetmemek, alışılmadık harcamalar, çok sayıda yeni plan, telefonda uzun ve hızlı konuşmalar bir mani döneminin habercisi olabilir. Sosyal ortamlardan çekilme, uykunun uzaması ve sabahları kalkamamak ise depresyonun ilk işaretleri olabilir. Bu işaretleri kişi ve yakınlarıyla birlikte yazılı bir listeye dökmek ve fark edildiğinde hekime haber vermek, dönemi erken yakalamayı sağlar.
Düzenli yaşamın gücü
- Her gün aynı saatte yatıp kalkmak, uykuyu korumak
- Gece boyu süren yolculuklar ve vardiyalı çalışma gibi uyku düzenini bozan durumlarda önceden plan yapmak
- Alkol ve uyarıcı maddelerden uzak durmak
- Duygudurumu her gün kısaca not etmek
- Stresli dönemleri önceden fark edip yükü azaltmak
Kontroller ve kan tahlilleri
Tedavinin ilk aylarında kontroller daha sık, duygudurum dengelendikten sonra daha seyrek planlanır. Bazı duygudurum dengeleyicilerde ilacın kandaki düzeyi belirli aralıklarla ölçülür; böylece hem etkili hem güvenli bir doz korunur. Böbrek, karaciğer ve tiroit işlevleri, kilo ve kan şekeri de düzenli olarak izlenir. Yeni bir ilaç kullanmaya başlamak, ishal ya da kusma gibi sıvı kaybına yol açan bir hastalık geçirmek ve ciddi diyetler kan düzeyini etkileyebileceği için hekime bildirilmelidir.
Aileye düşenler
Bipolar bozukluk, yakınlar için de yorucu olabilir. Aile üyelerinin hastalığı bilmesi, dönemlerin işaretlerini tanıması ve suçlamadan destek olması iyileşmeye katkı sağlar. Mani döneminde kişi çoğu zaman hasta olduğunu düşünmez; bu nedenle iyi bir dönemde, dönem başlarsa ne yapılacağı konusunda birlikte anlaşmak işleri kolaylaştırır.
Sık sorulanlar
Bipolar bozukluk kalıtsal mı?
Genetik yatkınlık önemli bir rol oynar; ancak ailesinde bipolar bozukluk olan herkes hastalanmaz, çevresel etkenler de belirleyicidir.
Bipolar bozukluğu olan biri çalışabilir mi?
Evet. Düzenli tedavi ve izlemle pek çok kişi işini ve sosyal hayatını sürdürür.
Hamilelik planlarken ilaçlar ne olacak?
Gebelik planı hekimle önceden konuşulmalıdır; bazı ilaçlar değiştirilir ve süreç anne ile bebeğin sağlığı birlikte gözetilerek planlanır.




