Bir süpermarkette, trafikte ya da gece uykudan uyanırken birdenbire kalbiniz deli gibi çarpmaya başlar, nefesiniz daralır, elleriniz uyuşur, başınız döner. Aklınızdan "Kalp krizi geçiriyorum", "Bayılacağım" ya da "Aklımı kaybediyorum" düşünceleri geçer. Birkaç dakika içinde zirveye ulaşan bu yoğun korku nöbeti panik ataktır. Panik atak geçiren pek çok kişi ilk kez acil servise başvurur ve tetkiklerin normal çıkmasına rağmen yaşadığının ne olduğunu anlayamaz. Panik atak gerçek ve son derece rahatsız edici bir deneyimdir, ama hayatı tehdit eden bir durum değildir.
Atak sırasında bedende neler olur?
Panik atakta beynin alarm sistemi ortada gerçek bir tehlike yokken devreye girer. Beden bir tehlikeden kaçmaya hazırlanır gibi tepki verir: Adrenalin yükselir, kalp hızlanır, nefes sıklaşır, kaslar gerilir. Hızlı nefes almak kandaki karbondioksiti düşürür; bu da el ve ayaklarda karıncalanma, baş dönmesi ve gerçek dışılık hissi yaratır. Bu duyumlar "bir şeyler çok yanlış" düşüncesini güçlendirir, korku artar ve döngü kısa sürede zirveye ulaşır. Ataklar genellikle on ile otuz dakika içinde kendiliğinden geçer.
Sık görülen belirtiler
- Çarpıntı, kalbin göğüste hızla vurması
- Nefes darlığı ya da boğulma hissi
- Göğüste sıkışma veya ağrı
- Terleme, titreme, üşüme ya da sıcak basması
- Baş dönmesi, sersemlik, bayılacakmış gibi olma
- Mide bulantısı
- El ve ayaklarda uyuşma ve karıncalanma
- Kendinden ya da çevreden kopukluk hissi
- Ölüm, kontrolü kaybetme ya da delirme korkusu

Panik atak ile panik bozukluğu
Hayatı boyunca bir ya da iki kez panik atak yaşayan pek çok insan vardır. Panik bozukluğundan söz edebilmek için atakların tekrarlaması ve en az bir ay boyunca yeni bir atak geçirme endişesinin ya da ataklardan kaçınmak için davranış değişikliklerinin sürmesi gerekir. Kişi kalp atışını sürekli kontrol etmeye, yanında su ve ilaç taşımaya, yalnız dışarı çıkmamaya başlayabilir.
Agorafobi: alanın daralması
Panik bozukluğu olan bazı kişilerde zamanla agorafobi gelişir. Bu durumda kişi, atak olursa kaçmanın zor olacağını ya da yardım bulamayacağını düşündüğü yerlerden uzak durur: kalabalık alışveriş merkezleri, toplu taşıma, köprüler, sinema salonları, asansörler, uzun yolculuklar. Kaçınılan yerler arttıkça yaşam alanı daralır. Erken tedavi, bu daralmanın önüne geçmek için önemlidir.
Değerlendirme
İlk atak sonrasında kalp, tiroit ve solunumla ilgili bedensel nedenlerin dışlanması gerekir. Psikiyatri muayenesinde atakların ne zaman başladığı, ne sıklıkta olduğu, hangi durumlarda ortaya çıktığı ve kaçınma davranışları ayrıntılı olarak konuşulur. Kafein, enerji içecekleri, alkol ve bazı uyarıcı maddelerin atakları tetikleyebileceği de göz önünde bulundurulur. Panik bozukluğa sıklıkla eşlik eden depresyon ve diğer kaygı bozuklukları da değerlendirilir.
Tedavi
Panik bozukluğunun tedavisinde bilişsel davranışçı terapi, etkinliği araştırmalarla en güçlü biçimde gösterilmiş yöntemlerden biridir. Terapide atakların nasıl oluştuğu anlaşılır, bedensel duyumların felaket gibi yorumlanması sorgulanır ve kaçınılan durumlara kademeli olarak yeniden yaklaşılır. Bazı seanslarda baş dönmesi ya da çarpıntı gibi duyumlar kontrollü biçimde oluşturulur; böylece kişi bu duyumların tehlikeli olmadığını deneyimleyerek öğrenir.
İlaç tedavisinde, uzun vadede atakları önleyen ve bağımlılık yapmayan ilaçlar tercih edilir. Etkileri birkaç hafta içinde belirginleşir. Hızlı etkili sakinleştiriciler yalnızca kısa süreli ve hekim kontrolünde kullanılabilir. Çoğu kişide terapi ve ilacın birlikte kullanılması en hızlı ilerlemeyi sağlar.
Tedavi süreci nasıl ilerler?
İlk haftalarda amaç, atakların ne olduğunu anlamak ve kişinin alarm sistemine duyduğu güveni yeniden kurmaktır. Atak günlüğü tutmak, atakların hangi saatlerde, hangi durumlarda ve hangi düşüncelerle başladığını görünür kılar. Ardından kaçınılan durumlar en kolaydan en zora doğru sıralanır ve terapistle birlikte adım adım denenir: önce kısa bir market alışverişi, sonra birkaç durak otobüs yolculuğu, ardından kalabalık bir alışveriş merkezi. İlaç kullanılıyorsa etkisi kontrol görüşmelerinde izlenir. Ataklar durduktan sonra da tedavi bir süre sürdürülür ve bırakma kararı hekimle birlikte, kademeli olarak verilir.
Yakınlar nasıl yardımcı olabilir?
Panik atak yaşayan birinin yanında sakin kalmak, onu yavaş nefes almaya yönlendirmek ve atağın geçeceğini hatırlatmak en büyük desteklerden biridir. Kişinin her işini üstlenmek ya da onu kaçındığı her yerden korumak ise kısa vadede rahatlatsa da uzun vadede kaçınmayı güçlendirir.
Atak anında yapılabilecekler
- Yaşadığınızın bir panik atak olduğunu ve geçeceğini kendinize hatırlatın.
- Nefesinizi yavaşlatın: Burnunuzdan dört saniyede alın, kısa bir süre tutun, ağzınızdan altı saniyede verin.
- Ayaklarınızın yere bastığını hissedin, çevrenizde gördüğünüz beş nesneyi sayın.
- Bulunduğunuz yeri hemen terk etmek yerine, mümkünse dalga geçene kadar orada kalmayı deneyin.
Atak sırasında göğüs ağrısı her zamankinden farklıysa, kola ya da çeneye yayılıyorsa ve bilinen bir kalp hastalığınız varsa acil yardım almaktan çekinmeyin.
Sık sorulanlar
Panik atak kalp krizine dönüşür mü?
Hayır. Panik atak kalbe zarar vermez; ancak ilk kez yaşanan göğüs ağrılarında kalple ilgili bir neden olup olmadığına mutlaka bakılmalıdır.
Panik atak tamamen geçer mi?
Tedaviyle pek çok kişide ataklar tamamen durur ya da çok seyrekleşir; öğrenilen beceriler olası bir tekrarı yönetmeyi kolaylaştırır.
Ataklar gece uykudan uyandırabilir mi?
Evet. Gece atakları panik bozuklukta görülebilir ve tedaviyle birlikte azalır.




