On dört yaşındaki bir genç okuldan gelir gelmez odasına kapanıyor, yemeğe çağrıldığında ters cevap veriyor, eskiden sevdiği basketbola gitmek istemiyor, notları düşüyor. Anne babası "Ergenlik, geçer" diye düşünüyor. Ergenlik gerçekten de duyguların yoğunlaştığı, ailenin yerini arkadaşların aldığı, kimliğin yeniden şekillendiği bir dönemdir. Ancak bazı gençlerde bu değişimlerin altında depresyon yatar. Ergen depresyonu sık görülür, çoğu zaman gözden kaçar ve tedavi edilmediğinde okul başarısı, arkadaşlıklar ve gencin geleceğe dair umudu üzerinde kalıcı izler bırakabilir.
Ergenlik bunalımı mı, depresyon mu?
Olağan ergenlik dalgalanmalarında genç kötü bir günün ardından toparlanır, arkadaşlarıyla vakit geçirmeye ve hoşlandığı şeyleri yapmaya devam eder. Depresyonda ise çökkünlük ya da öfkeli ruh hâli en az iki hafta boyunca neredeyse her gün sürer, genç eskiden keyif aldığı etkinliklerden uzaklaşır ve okul, aile ve arkadaşlık ilişkilerinde belirgin bir bozulma görülür. Belirleyici olan değişimin süresi, yoğunluğu ve gencin hayatına etkisidir.
Gençlerde depresyonun belirtileri
Ergenlerde depresyon yetişkinlerden farklı görünebilir. Üzüntüden çok öfke, sinirlilik ve tahammülsüzlük ön plana çıkabilir.
- Sürekli üzgün, boş ya da öfkeli ruh hâli
- Arkadaşlardan, aileden ve sevdiği etkinliklerden uzaklaşma
- Uyku düzeninin bozulması: gece geç saatlere kadar uyanık kalma, sabah kalkamama
- İştah değişiklikleri, kilo kaybı ya da artışı
- Okul başarısında düşüş, derslere odaklanamama, devamsızlık
- Yorgunluk, enerji kaybı
- "İşe yaramazım", "Kimse beni sevmiyor" gibi düşünceler
- Bedensel yakınmalar: baş ve karın ağrıları
- Ekrana, oyuna ya da sosyal medyaya aşırı çekilme
- Ölümden söz etme, kendine zarar verme

Risk etkenleri
Ailede depresyon öyküsü, kayıplar, anne baba ayrılığı, zorbalık ve siber zorbalık, akademik baskı, kronik hastalıklar, kimlik ve aidiyet sorunları ile madde kullanımı ergen depresyonu riskini artırır. Kaygı bozukluğu, dikkat eksikliği ya da öğrenme güçlüğü olan gençlerde depresyon daha sık görülür. Ancak depresyon bunların hiçbiri olmadan da ortaya çıkabilir.
Kendine zarar verme ve güvenlik
Bazı gençler yoğun duygularla baş etmek için kendilerine zarar verir; örneğin kollarını keser ya da yakar. Bu davranış her zaman ciddiye alınmalı, ancak suçlayıcı ya da öfkeli bir tepki yerine sakin ve anlayışlı bir yaklaşımla ele alınmalıdır. Genç ölümden söz ediyor, veda mesajları yazıyor ya da eşyalarını dağıtıyorsa vakit kaybetmeden bir hekime ya da acil servise başvurulmalıdır. Evde ilaçların ve kesici aletlerin güvenli biçimde saklanması da önemli bir koruyucu önlemdir.
Değerlendirme
Muayene genellikle gençle ve ailesiyle ayrı ayrı yapılan görüşmeleri içerir. Gencin kendi gözünden neler yaşadığını anlatabilmesi için gizlilik kuralları baştan açıkça konuşulur: Görüşmede anlatılanlar gizli tutulur, ancak gencin güvenliğini tehdit eden bir durum varsa bu önce gençle konuşularak aileyle paylaşılır. Duygudurum, uyku, okul, arkadaşlık ilişkileri, madde kullanımı ve kendine zarar verme düşünceleri ayrıntılı olarak değerlendirilir. Gerektiğinde tiroit işlevleri ve kan değerleri gibi tetkikler istenir.
Tedavi
Hafif ve orta düzeydeki ergen depresyonunda ilk seçenek psikoterapidir. Bilişsel davranışçı terapi ve kişilerarası terapi gençlerde etkinliği gösterilmiş yöntemlerdir; olumsuz düşünce kalıplarını değiştirmeye, ilişkilerdeki sorunları çözmeye ve gencin kendini yeniden etkin hissetmesine yardım eder. Orta ve ağır depresyonda ya da terapiye yeterli yanıt alınamadığında ilaç tedavisi eklenir. Ergenlerde antidepresan kullanımı yakın izlem gerektirir; özellikle tedavinin ilk haftalarında gencin ruh hâli ve davranışları düzenli olarak takip edilir, aileden de değişiklikleri hemen bildirmesi istenir.
İyileşme süreci
Tedaviye başlandıktan sonra ilk değişiklikler genellikle uyku, enerji ve sinirlilikte görülür; ruh hâlinin ve keyif alma duygusunun düzelmesi biraz daha zaman alabilir. Bu süreçte gencin okul ve sosyal hayata kademeli olarak dönmesi desteklenir. İyileşme sağlandıktan sonra da tedavi bir süre sürdürülür ve kontroller seyrekleşerek devam eder. Gencin kendi erken uyarı işaretlerini tanıması, örneğin uykusunun bozulmaya başlaması ya da arkadaşlarından uzaklaşması, olası bir tekrarı erken yakalamaya yardımcı olur.
Sosyal medya ve ekran
Sosyal medya gençlerin arkadaşlık ilişkilerinin önemli bir parçasıdır; ancak sürekli karşılaştırma, siber zorbalık ve gece geç saatlere uzanan kullanım depresyonu besleyebilir. Yasaklamak yerine gençle birlikte makul sınırlar belirlemek, telefonun yatak odası dışında şarj edilmesi gibi uyku dostu kurallar koymak daha kalıcı sonuç verir.
Ailenin desteği
Ergen depresyonunda aile tedavinin önemli bir ortağıdır. Gencin duygularını küçümsemeden dinlemek, öğüt vermek yerine yanında olduğunu hissettirmek, düzenli uyku ve beslenmeyi desteklemek ve gencin hoşlandığı küçük etkinliklere birlikte zaman ayırmak iyileşmeyi kolaylaştırır. Okulla iş birliği, gencin derslerde geride kalma kaygısını azaltabilir.
Sık sorulanlar
Gencim psikiyatriste gitmek istemiyor, ne yapmalıyım?
Neden endişelendiğinizi sakin bir dille anlatın ve bir kez görüşmeyi denemesini isteyin; çoğu genç ilk görüşmeden sonra daha istekli olur.
Ergenlerde antidepresan kullanmak güvenli mi?
Hekim kontrolünde ve yakın izlemle kullanıldığında güvenlidir; ilk haftalarda düzenli kontrol yapılır ve aileden dikkatli olması istenir.
Okula bu dönemde bilgi vermeli miyiz?
Gencin onayıyla rehber öğretmeni bilgilendirmek, ödev ve sınav yükünde geçici düzenlemeler yapılmasını kolaylaştırır.
Depresyon gencin okul başarısını kalıcı olarak etkiler mi?
Tedaviyle birlikte dikkat ve motivasyon toparlanır; okulla birlikte yapılan geçici düzenlemeler bu dönemi kolaylaştırır.



