"Bir dakika yerinde duramıyor", "Ödevine oturtmak bir saat sürüyor", "Söylediklerimi duymuyor gibi" — bu cümleler pek çok anne babanın ağzından çıkar. Çocukların hareketli, meraklı ve zaman zaman dağınık olması doğaldır. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunda, kısaca DEHB'de ise bu özellikler yaşıtlarına göre belirgin biçimde fazladır, birden fazla ortamda görülür ve çocuğun okul başarısını, arkadaşlıklarını ve aile içi ilişkilerini zorlar. DEHB, çocukluk çağında en sık görülen psikiyatrik durumlardan biridir ve tedaviye iyi yanıt verir.
Belirtiler üç başlıkta toplanır
Dikkat eksikliği: Ayrıntıları gözden kaçırmak, dikkatsizce hata yapmak, oyunda ya da derste dikkatini sürdürememek, konuşulurken dinlemiyor gibi görünmek, eşyalarını kaybetmek, ödevlerini yarım bırakmak, kolayca dağılmak.
Hiperaktivite: Yerinde kıpırdanmak, oturması gereken yerde kalkmak, uygunsuz yerlerde koşup tırmanmak, sessizce oynayamamak, sürekli "motoru çalışıyor" gibi hareket etmek, aşırı konuşmak.
Dürtüsellik: Soru bitmeden cevap vermek, sırasını bekleyememek, başkalarının sözünü ya da oyununu bölmek, sonucunu düşünmeden hareket etmek.
Bazı çocuklarda dikkat eksikliği, bazılarında hiperaktivite ve dürtüsellik, bazılarında ise her ikisi birlikte öne çıkar. Yalnızca dikkat eksikliği olan çocuklar, özellikle kızlar, sınıfta sessizce hayallere daldıkları için çoğu zaman geç fark edilir.
Hangi hareketlilik normaldir?
Okul öncesi dönemde çocukların hareketli olması ve dikkat sürelerinin kısa olması beklenir. DEHB'den söz edebilmek için belirtilerin altı aydan uzun sürmesi, on iki yaşından önce başlamış olması, evde ve okulda gibi en az iki ortamda görülmesi ve çocuğun işlevselliğini belirgin biçimde etkilemesi gerekir. Yalnızca evde ya da yalnızca bir öğretmenin dersinde görülen davranışlar başka nedenlere işaret edebilir.

Tanı süreci
Tanı, çocuk ve ergen psikiyatristinin ayrıntılı değerlendirmesiyle konur. Muayenede çocuğun gelişim öyküsü, aile ve okul yaşamı ayrıntılı olarak ele alınır; çocuk doğrudan gözlemlenir ve onunla görüşülür. Anne baba ve öğretmenin doldurduğu ölçekler, belirtilerin farklı ortamlardaki görünümünü ortaya koyar. Karne notları ve öğretmen görüşleri değerlidir. İşitme ve görme sorunları, uyku bozuklukları, öğrenme güçlüğü, kaygı ve aile içi stres gibi dikkat sorunlarına yol açabilecek durumlar değerlendirilir. Gerekli görülürse zekâ ve öğrenme değerlendirmesi istenir.
Eşlik edebilecek durumlar
DEHB'li çocuklarda özgül öğrenme güçlüğü, karşıt olma davranışları, tikler, kaygı ve uyku sorunları daha sık görülür. Bu durumların tanınması tedavi planını doğrudan etkiler. Örneğin okuma güçlüğü olan bir çocukta dikkat tedavisinin yanında özel eğitim desteği de gerekir.
Evde neler yapılabilir?
Ebeveyn eğitimi, özellikle okul öncesi ve ilkokul çağında DEHB tedavisinin temel taşlarından biridir. Evde uygulanabilecek bazı yöntemler şunlardır:
- Günlük rutini sabit tutmak; kalkış, yemek, ödev ve uyku saatlerini belirlemek
- Yönergeleri kısa ve tek tek vermek, göz teması kurarak söylemek
- Ödevi kısa bölümlere ayırmak, aralarda hareket molası vermek
- İstenen davranışı hemen fark edip övmek, küçük ödül sistemleri kullanmak
- Kuralları az, net ve görünür tutmak; renkli bir haftalık çizelgeyle takip etmek
- Ekran süresini sınırlamak, düzenli fiziksel aktiviteye yer açmak
Okulun rolü
Öğretmenle iş birliği, tedavinin başarısı için çok önemlidir. Çocuğun öğretmene yakın ve pencereden uzak oturması, uzun görevlerin parçalara bölünmesi, sınavlarda ek süre gibi düzenlemeler çocuğun potansiyelini göstermesini kolaylaştırır. Okul rehber öğretmeni aracılığıyla bu düzenlemeler planlanabilir. Anne babanın izniyle öğretmenden düzenli kısa geri bildirim almak, tedavinin etkisini izlemeyi de kolaylaştırır.
İlaç tedavisi
Orta ve ağır DEHB'de, özellikle okul çağındaki çocuklarda, ilaç tedavisi belirtileri belirgin biçimde azaltır. İlaç başlamadan önce çocuğun boyu, kilosu, nabzı ve tansiyonu ölçülür; kalp hastalığı öyküsü sorulur. Tedavi süresince iştah, uyku, büyüme ve olası yan etkiler düzenli kontrollerde izlenir. Doğru ilaç ve doz aileyle birlikte, adım adım belirlenir. İlaç, çocuğun kişiliğini değiştirmez; dikkatini ve kendini kontrol etme becerisini destekler.
Kontrol görüşmeleri
Tedavinin başında kontroller birkaç haftada bir yapılır; ilaç dozunun ayarlanması, yan etkilerin izlenmesi ve okuldan gelen geri bildirimin değerlendirilmesi bu görüşmelerde gerçekleşir. Çocuk dengelendikten sonra görüşmeler seyrekleşir. Her yeni okul yılının başında, sınav dönemlerinde ya da okul değişikliği gibi geçişlerde plan yeniden gözden geçirilir. Ergenliğe yaklaşan çocuklarda tedavinin sorumluluğu adım adım çocuğun kendisine de aktarılır; böylece genç, kendi dikkatini ve zamanını yönetmeyi öğrenir.
Çocuğun özgüveni
DEHB'li çocuklar gün içinde yaşıtlarına göre çok daha fazla uyarı ve eleştiri duyar. Bu durum zamanla "Ben hep yaramazım" düşüncesine dönüşebilir. Çocuğun iyi olduğu alanları, örneğin sporu, müziği ya da el becerisini görünür kılmak ve başarılarını takdir etmek, tedavinin en az ilaç kadar önemli bir parçasıdır.
Sık sorulanlar
DEHB şekerden ya da kötü ebeveynlikten mi olur?
Hayır. DEHB'nin gelişiminde kalıtım ve beyin gelişimine ilişkin etkenler belirleyicidir; ebeveyn tutumu belirtileri kolaylaştırabilir ya da zorlaştırabilir ama nedeni değildir.
Çocuğum büyüyünce geçer mi?
Hiperaktivite genellikle yaşla azalır; dikkat sorunları ise bir kısım çocukta yetişkinlikte de sürebilir. Erken tedavi uzun vadeli sonuçları iyileştirir.
Kaç yaşında tanı konabilir?
Belirtiler genellikle okul öncesinde fark edilir; tanı çoğunlukla altı yaş civarında, okulun getirdiği taleplerle netleşir.
Tatillerde ilaca ara verilebilir mi?
Bazı ilaçlarda hekimle birlikte tatil araları planlanabilir; bu karar çocuğun ihtiyacına göre verilir.



